Menü
Ana sayfa
Bahis Forum
Forumlar
Yeni mesajlar
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Kullanıcılar
Şu anki ziyaretçiler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Yeni mesajlar
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Bonushood - Bahis Forum - İLETİŞİM
TEAMS :
Bonushood@hotmail.com
TELEGRAM :
@robinamca3
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Konuya cevap cer
Mesaj
<p>[QUOTE="Giyotin, post: 19560862, member: 7066"]</p><p>İçimde Taşınan Ülke</p><p></p><p>Yaşama dair, ölüme inat yazıyorum;</p><p>çünkü susmak artık bir şehir kaybıdır.</p><p>İçimde bir kent var, benden sorulur—</p><p>sokakları çocukluğumdan kalma,</p><p>duvarlarında yasaklı cümleler,</p><p>meydanlarında yarım kalmış aşklar.</p><p></p><p>Bir aşk hikâyesi yaşadım,</p><p>büyük sevdim;</p><p>Porsuk çayında bir kahve masasında</p><p>yalnızlığımı bıraktım,</p><p>İzmir’de rüzgâr alnıma vurdu,</p><p>Diyarbakır’da taş konuştu bana.</p><p>Sabahın yıldızı düştü geceme,</p><p>yitik bir kent gibi ağırdı kalbim.</p><p></p><p>Arı kümesi vızıltılarıydı düşüncelerim,</p><p>susmazdı—</p><p>ince, keskin bir çizgi oldu yolum.</p><p>Bazen bir tren kompartımanında</p><p>Sabahattin Ali’nin yalnızlığıyla,</p><p>bazen bir hücrede</p><p>Ahmed Arif’in dişiyle tırnağıyla</p><p>tutunduğu umuduyla yürüdüm.</p><p></p><p>Toprağım çürüdü,</p><p>çöl oldu.</p><p>Acılarla yüzleştim;</p><p>hem ruhumu kaybettim</p><p>hem ülkemi.</p><p>Artık eski ben değilim,</p><p>aynaya bakarken</p><p>yabancı bir tarih görür oldum.</p><p></p><p>Kendi hayatının hikâyesini yazarsın,</p><p>sonra nergis çiçekleri gibi</p><p>boynunu büküp gidersin—</p><p>Didem Madak’ın mutfağında</p><p>kırık bir fincan gibi.</p><p>Aşk bazen</p><p>fazla sessizdir,</p><p>fazla gerçek.</p><p></p><p>Sisli sabahlar vardı aralarda,</p><p>göz gözü görmez.</p><p>Ayışığı düşmezdi</p><p>sevgi üstüne.</p><p>Konuşma özgürlüğü kaybolmuştu</p><p>aşklarda bile;</p><p>Tevfik Fikret’in öfkesiyle</p><p>sordum kendime:</p><p>Bu karanlık kimin eseri?</p><p></p><p>Yahya Kemal’in sesinde</p><p>bir medeniyet rüyası taşıdım;</p><p>İstanbul’un akşam ezanında,</p><p>Balkan rüzgârlarında</p><p>geçmişi dinledim.</p><p>Her yıkılan şehir</p><p>bir insanın içinden geçerek</p><p>yıkılırdı çünkü.</p><p></p><p>Ve Orhan Veli gibi düşündüm sonra:</p><p>Belki de yaşamak</p><p>basit bir şeydir—</p><p>bir sokak lambası,</p><p>bir sigara dumanı,</p><p>kaçırılmış bir otobüs kadar.</p><p></p><p>Ama yine de</p><p>başkaldırıyorum sahte sözlere,</p><p>kanar yüreğim.</p><p>Düşlerim, umutlarım</p><p>kanatılır durur,</p><p>ama susmam.</p><p>Kırılsın zincirler!</p><p>Çünkü sessizlik de</p><p>bir suçtur artık.</p><p></p><p>İçimde taşınan ülke</p><p>henüz ölmedi.</p><p>Ben yazdıkça,</p><p>şehirler ayakta.</p><p>[/QUOTE]</p>
[QUOTE="Giyotin, post: 19560862, member: 7066"] İçimde Taşınan Ülke Yaşama dair, ölüme inat yazıyorum; çünkü susmak artık bir şehir kaybıdır. İçimde bir kent var, benden sorulur— sokakları çocukluğumdan kalma, duvarlarında yasaklı cümleler, meydanlarında yarım kalmış aşklar. Bir aşk hikâyesi yaşadım, büyük sevdim; Porsuk çayında bir kahve masasında yalnızlığımı bıraktım, İzmir’de rüzgâr alnıma vurdu, Diyarbakır’da taş konuştu bana. Sabahın yıldızı düştü geceme, yitik bir kent gibi ağırdı kalbim. Arı kümesi vızıltılarıydı düşüncelerim, susmazdı— ince, keskin bir çizgi oldu yolum. Bazen bir tren kompartımanında Sabahattin Ali’nin yalnızlığıyla, bazen bir hücrede Ahmed Arif’in dişiyle tırnağıyla tutunduğu umuduyla yürüdüm. Toprağım çürüdü, çöl oldu. Acılarla yüzleştim; hem ruhumu kaybettim hem ülkemi. Artık eski ben değilim, aynaya bakarken yabancı bir tarih görür oldum. Kendi hayatının hikâyesini yazarsın, sonra nergis çiçekleri gibi boynunu büküp gidersin— Didem Madak’ın mutfağında kırık bir fincan gibi. Aşk bazen fazla sessizdir, fazla gerçek. Sisli sabahlar vardı aralarda, göz gözü görmez. Ayışığı düşmezdi sevgi üstüne. Konuşma özgürlüğü kaybolmuştu aşklarda bile; Tevfik Fikret’in öfkesiyle sordum kendime: Bu karanlık kimin eseri? Yahya Kemal’in sesinde bir medeniyet rüyası taşıdım; İstanbul’un akşam ezanında, Balkan rüzgârlarında geçmişi dinledim. Her yıkılan şehir bir insanın içinden geçerek yıkılırdı çünkü. Ve Orhan Veli gibi düşündüm sonra: Belki de yaşamak basit bir şeydir— bir sokak lambası, bir sigara dumanı, kaçırılmış bir otobüs kadar. Ama yine de başkaldırıyorum sahte sözlere, kanar yüreğim. Düşlerim, umutlarım kanatılır durur, ama susmam. Kırılsın zincirler! Çünkü sessizlik de bir suçtur artık. İçimde taşınan ülke henüz ölmedi. Ben yazdıkça, şehirler ayakta. [/QUOTE]
Alıntı ekle…
Önizleme yap
Adı
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Daha fazla bilgi edin…
Üst