Menü
Ana sayfa
Bahis Forum
Forumlar
Yeni mesajlar
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Kullanıcılar
Şu anki ziyaretçiler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Yeni mesajlar
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Bonushood - Bahis Forum - İLETİŞİM
TEAMS :
Bonushood@hotmail.com
TELEGRAM :
@robinamca3
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Konuya cevap cer
Mesaj
<p>[QUOTE="Giyotin, post: 19534335, member: 7066"]</p><p>“Herkese dört duvar, bir çatı…”</p><p></p><p>İnsan, önce barınağa ihtiyaç duydu, tıpkı korunmak için giyinmeye ihtiyaç duyduğu gibi. Soğuktan, sıcaktan, doğadaki tehlikelerden korunmak için barınak buldu, kurdu.</p><p>Mahremiyet keşfedildi, barınak mahremiyetin kalesi oldu. Sonra kentler kuruldu, gücün simgesi olan kentler. Uygarlıklar, devletler kurdukları kentlerle bilinir, anılır oldu.</p><p>Yazarın sözünü ettiği gibi, “kentleri kurduran korku” değil, arzudur, sahip olmaktır. Zaten kentler de “sahip olunan” ile kurulur. Korku, kentleri değil, devletleri kurdurur.</p><p>Son yüz yıldır ise kentler sahte umutların, aldatıcı düşlerin sığınağı oldu. “Sosyalleşme” adı altında insanların asosyalleştirildiği, “güvenlikli, güvence” diye apartman dairelerine hapsedildikleri, “birey” olmak adına bireyci yapıldıkları birer yarı açık ıslah hapishaneleri olarak işlev görmeye başladı kentler.</p><p>Hep birlikte şu aforizmayı tekrarlar olduk: </p><p></p><p>“Günün sonunda dört duvar ve bir çatımız olacağına göre artık en kuvvetli fırtına bile vız gelir tırıs gider.” (Schopenhauer)</p><p></p><p>Kapitalist uygarlığın en önemli parolalarından biri, “Herkese dört duvar, bir çatı” idi. Ufkumuzu aldılar, onun yerine dört duvar, bir çatımız oldu. Artık hep birlikte kentliyiz, ne mutlu bize.</p><p>[/QUOTE]</p>
[QUOTE="Giyotin, post: 19534335, member: 7066"] “Herkese dört duvar, bir çatı…” İnsan, önce barınağa ihtiyaç duydu, tıpkı korunmak için giyinmeye ihtiyaç duyduğu gibi. Soğuktan, sıcaktan, doğadaki tehlikelerden korunmak için barınak buldu, kurdu. Mahremiyet keşfedildi, barınak mahremiyetin kalesi oldu. Sonra kentler kuruldu, gücün simgesi olan kentler. Uygarlıklar, devletler kurdukları kentlerle bilinir, anılır oldu. Yazarın sözünü ettiği gibi, “kentleri kurduran korku” değil, arzudur, sahip olmaktır. Zaten kentler de “sahip olunan” ile kurulur. Korku, kentleri değil, devletleri kurdurur. Son yüz yıldır ise kentler sahte umutların, aldatıcı düşlerin sığınağı oldu. “Sosyalleşme” adı altında insanların asosyalleştirildiği, “güvenlikli, güvence” diye apartman dairelerine hapsedildikleri, “birey” olmak adına bireyci yapıldıkları birer yarı açık ıslah hapishaneleri olarak işlev görmeye başladı kentler. Hep birlikte şu aforizmayı tekrarlar olduk: “Günün sonunda dört duvar ve bir çatımız olacağına göre artık en kuvvetli fırtına bile vız gelir tırıs gider.” (Schopenhauer) Kapitalist uygarlığın en önemli parolalarından biri, “Herkese dört duvar, bir çatı” idi. Ufkumuzu aldılar, onun yerine dört duvar, bir çatımız oldu. Artık hep birlikte kentliyiz, ne mutlu bize. [/QUOTE]
Alıntı ekle…
Önizleme yap
Adı
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Daha fazla bilgi edin…
Üst