Menü
Ana sayfa
Bahis Forum
Forumlar
Yeni mesajlar
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Kullanıcılar
Şu anki ziyaretçiler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Yeni mesajlar
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Bonushood - Bahis Forum - İLETİŞİM
TEAMS :
Bonushood@hotmail.com
TELEGRAM :
@robinamca3
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Konuya cevap cer
Mesaj
<p>[QUOTE="Giyotin, post: 18734064, member: 7066"]</p><p>MÜSLÜMAN SEKÜLER (LAİK) OLABİLİR Mİ?</p><p></p><p>İslam ve Laiklik: Tek Bir Kalpte İki Zıt İddia Barınabilir mi?</p><p></p><p>Modernitenin “yaldızlı maskesi” olarak tanımlanan Laiklik ve Sekülerizmin, İslam’ın tevhid inancıyla olan derin çatışmasını keskin ve net bir cevap verelim.</p><p></p><p>Göklerin ve Yerin İlahı Ayrımı: Bir “Azil” Girişimi</p><p></p><p>Laiklik, basit bir idari düzenleme veya din ile devlet işlerinin ayrılması değil; doğrudan Allah’ın “Rab” sıfatına karşı girişilmiş bir “yetki budama” girişimidir. İslam’ın sadece cami duvarlarına veya vicdanlara hapsedilemeyeceğini, Allah’ın hem göklerin hem de yerin ilahı olduğunu hatırlatan Zuhruf Suresi 84. ayetini </p><p>"O, gökte de ilâh olandır, yerde de ilâh olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."</p><p>hatırlatırız. Allah’ın yetkisini kamusal alandan dışlayan her sistem, O’nun yeryüzündeki ilahlığını inkâr etmiş demektir.</p><p></p><p>Üç Temel Kırılma Noktası: Egemenlik, Yasa ve İbadet</p><p></p><p>İslam ile Laiklik arasındaki uçurumu üç temel başlıkta somutlaştırabiliriz:</p><p></p><p>Hâkimiyet Meselesi: Laiklikte egemenlik kayıtsız şartsız insana (halka veya seçkinlere) aitken, İslam’da mutlak egemenlik sadece Allah’ındır. İnsan yeryüzünde sadece Allah’ın yasalarını uygulamakla görevli bir “emanetçi” (halife) konumundadır.</p><p></p><p>Helal-Haram Yetkisi: Laik sistemlerde suç ve serbestlik ölçütünü insan aklı belirlerken; İslam’da bu yetki sadece Şâri (yasa koyucu) olan Allah’a aittir. Allah’ın haram kıldığını yasal sayan bir sistemin, ilahi hukuka savaş açtığını söyleyebiliriz.</p><p></p><p>Bütüncül Teslimiyet: İslam’da namaz ne kadar ibadetse, adaletle hükmetmek de o kadar ibadettir. Dinin sadece “muamelat” (hukuk ve sosyal düzen) kısmını reddetmek, Bakara Suresi 85. ayetteki “Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” ihtarıyla karşılaşırız.</p><p></p><p>Nebevi Modelde Laik Bir Boşluk Yoktur</p><p></p><p>Hz. Peygamber’in (sav) hayatı en büyük “pratik mücadele” örneğidir. Peygamberimiz sadece manevi bir rehber değil, aynı zamanda bir devlet başkanı, başkomutan ve baş kadıdır. Eğer İslam ve Laiklik bağdaşsaydı, Hz. Peygamber yönetim işlerini o günün seküler geleneklerine veya Roma/Pers kanunlarına bırakmış olurdu ancak O, hayatının hiçbir zerresini vahyin hükmünden ayrı tutmamıştır.</p><p></p><p>Kimlik Çatışması ve “Ontolojik Cinayet”</p><p></p><p>Bir kimsenin aynı anda hem Müslüman hem Laik olmasını “ontolojik bir cinayet” ve “mantık dışı bir çelişki” olarak niteleyip, şu çarpıcı tespiti yapalım: “Bir insan aynı anda iki efendiye hizmet edemez.” Laik bir sistemde yaşamanın bir “zaruret” (mekânla ilgili bir durum) olabileceği, ancak bu sistemi bir dünya görüşü olarak benimseyip savunmanın doğrudan imanla ilgili bir tercih olduğunu belirtebiliriz.</p><p></p><p>Sonuç: Karar ve Hesap</p><p></p><p>Sonuç olarak, İslam’ın bir “hobi” veya “aksesuar” olmadığını, varlığının yegâne hukuk olduğunu hatırlatıyoruz. </p><p>“Hüküm ancak Allah’ındır” (Yusuf/40)</p><p>ayetiyle, Müslümanları modern ideolojilerin kölesi olmaya değil Allah’ın kulu olmaya davet ediyoruz.</p><p>[/QUOTE]</p>
[QUOTE="Giyotin, post: 18734064, member: 7066"] MÜSLÜMAN SEKÜLER (LAİK) OLABİLİR Mİ? İslam ve Laiklik: Tek Bir Kalpte İki Zıt İddia Barınabilir mi? Modernitenin “yaldızlı maskesi” olarak tanımlanan Laiklik ve Sekülerizmin, İslam’ın tevhid inancıyla olan derin çatışmasını keskin ve net bir cevap verelim. Göklerin ve Yerin İlahı Ayrımı: Bir “Azil” Girişimi Laiklik, basit bir idari düzenleme veya din ile devlet işlerinin ayrılması değil; doğrudan Allah’ın “Rab” sıfatına karşı girişilmiş bir “yetki budama” girişimidir. İslam’ın sadece cami duvarlarına veya vicdanlara hapsedilemeyeceğini, Allah’ın hem göklerin hem de yerin ilahı olduğunu hatırlatan Zuhruf Suresi 84. ayetini "O, gökte de ilâh olandır, yerde de ilâh olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir." hatırlatırız. Allah’ın yetkisini kamusal alandan dışlayan her sistem, O’nun yeryüzündeki ilahlığını inkâr etmiş demektir. Üç Temel Kırılma Noktası: Egemenlik, Yasa ve İbadet İslam ile Laiklik arasındaki uçurumu üç temel başlıkta somutlaştırabiliriz: Hâkimiyet Meselesi: Laiklikte egemenlik kayıtsız şartsız insana (halka veya seçkinlere) aitken, İslam’da mutlak egemenlik sadece Allah’ındır. İnsan yeryüzünde sadece Allah’ın yasalarını uygulamakla görevli bir “emanetçi” (halife) konumundadır. Helal-Haram Yetkisi: Laik sistemlerde suç ve serbestlik ölçütünü insan aklı belirlerken; İslam’da bu yetki sadece Şâri (yasa koyucu) olan Allah’a aittir. Allah’ın haram kıldığını yasal sayan bir sistemin, ilahi hukuka savaş açtığını söyleyebiliriz. Bütüncül Teslimiyet: İslam’da namaz ne kadar ibadetse, adaletle hükmetmek de o kadar ibadettir. Dinin sadece “muamelat” (hukuk ve sosyal düzen) kısmını reddetmek, Bakara Suresi 85. ayetteki “Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” ihtarıyla karşılaşırız. Nebevi Modelde Laik Bir Boşluk Yoktur Hz. Peygamber’in (sav) hayatı en büyük “pratik mücadele” örneğidir. Peygamberimiz sadece manevi bir rehber değil, aynı zamanda bir devlet başkanı, başkomutan ve baş kadıdır. Eğer İslam ve Laiklik bağdaşsaydı, Hz. Peygamber yönetim işlerini o günün seküler geleneklerine veya Roma/Pers kanunlarına bırakmış olurdu ancak O, hayatının hiçbir zerresini vahyin hükmünden ayrı tutmamıştır. Kimlik Çatışması ve “Ontolojik Cinayet” Bir kimsenin aynı anda hem Müslüman hem Laik olmasını “ontolojik bir cinayet” ve “mantık dışı bir çelişki” olarak niteleyip, şu çarpıcı tespiti yapalım: “Bir insan aynı anda iki efendiye hizmet edemez.” Laik bir sistemde yaşamanın bir “zaruret” (mekânla ilgili bir durum) olabileceği, ancak bu sistemi bir dünya görüşü olarak benimseyip savunmanın doğrudan imanla ilgili bir tercih olduğunu belirtebiliriz. Sonuç: Karar ve Hesap Sonuç olarak, İslam’ın bir “hobi” veya “aksesuar” olmadığını, varlığının yegâne hukuk olduğunu hatırlatıyoruz. “Hüküm ancak Allah’ındır” (Yusuf/40) ayetiyle, Müslümanları modern ideolojilerin kölesi olmaya değil Allah’ın kulu olmaya davet ediyoruz. [/QUOTE]
Alıntı ekle…
Önizleme yap
Adı
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Daha fazla bilgi edin…
Üst