Menü
Ana sayfa
Bahis Forum
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Kullanıcılar
Şu anki ziyaretçiler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Bonushood - Bahis Forum - İLETİŞİM
TEAMS :
Bonushood@hotmail.com
TELEGRAM :
@robinamca3
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Konuya cevap cer
Mesaj
<p>[QUOTE="Giyotin, post: 18263807, member: 7066"]</p><p>İRAN İSRAİL SAVAŞI DEĞERLENDİRMESİ</p><p></p><p>Küresel Aktörler</p><p></p><p>İngiltere:</p><p>İngilizlerin stratejisini anlamak için 1956 Süveyş Krizi’ne bakmak gerekir. Mısır Cumhurbaşkanı Nasır’ın Süveyş’i millileştirmesi sonrası İngiltere ve Fransa’nın müdahalesine karşı ABD ve SSCB’nin nükleer ültimatom vermesi, İngiltere’nin "süper güç" sıfatını kaybetmesine neden olmuştu. Bu kırılma, ABD’nin Orta Doğu’ya adım atmasının ve 1974’te Körfez’e yerleşmesinin önünü açtı. İngilizler o dönemde bu durumu kabullenmek zorunda kalsa da günümüzde bunun bir nevi bedelini ödetmek istiyorlar.</p><p></p><p>İngiltere-Çin-İran-İsrail dörtlüsünün, ABD’yi bölgede tutmak ve kaynaklarını burada tüketmesini sağlamak amacıyla krizleri derinleştirdiği söylenebilir. Bu süreçte Çin, savunma sanayisini güçlendirerek ABD ile doğrudan karşı karşıya geleceği zamanı uzatmaktır.</p><p></p><p>ABD:</p><p>ABD siyaseti üzerinde İsrail hegemonyası oldukça belirgindir. Yapılan araştırmalar, Temsilciler Meclisi’ndeki vekillerin büyük bir kısmının İsrail yanlısı lobilerce fonlandığını göstermektedir. Kasım seçimleri bu denklemde kritik bir eşiktir çünkü halktaki hoşnutsuzluk siyasete yansımaya başlamıştır.</p><p></p><p>Trump ve ekibi (Joe Kent, J.D. Vance gibi isimler) "Ulusalcı" kanadı temsil etmektedir. Bu kesim, ABD’nin dış maliyetleri kısıp kendi bölgesine çekilmesini savunsa da bu durum ancak Çin ile hesaplaşma sonrası planlanmaktadır. ABD şu an ekonomik darboğazı aşmaya çalışırken, bir yandan da abluka yoluyla Çin’i pes ettirmeye çalışmaktadır. Çin’in enerji sevkiyatındaki düşüş (20 milyon varilden 2 milyon varile gerileme iddiaları) bu ablukanın ciddiyetini göstermektedir. İsrail’in bu denklemi zorlayarak bir 3. Dünya Savaşı tetikleyicisi olma ihtimali ise ciddiyetini korumaktadır.</p><p></p><p>Çin:</p><p>Çin’in ana planı, ABD’yi "Ukrayna bataklığına saplanan Rusya" gibi bir konuma itmektir. İran’ın askeri kazanımlarını ABD’ye karşı bir koz olarak kullanmak istemektedirler. Öte yandan ABD, süreci uzatıp ablukayı derinleştirerek meseleyi ekonomik bir boyuta çekmeye ve Çin’i anlaşma masasına zorlamaya çalışmaktadır. Pakistan'ın barış diyerek ortaya çıkması hem kendi hem ABD hem de Çin'in yararına </p><p></p><p>Rusya:</p><p>Rusya şu an bekle-gör politikasını sürdürerek ekonomik kazanımlarına odaklanmış durumda. Bölgede bir "Avrasya Güvenlik Mimarisi" (Çin, Rusya, Türkiye, Pakistan, İran) oluşma ihtimali masadadır. Rus medyası, her ne kadar Türkiye’nin rolünü kendi propagandası gereği bazen geri plana itse de bu ittifakın potansiyelinin farkındadır.</p><p></p><p>Bölgesel Oyuncular</p><p></p><p>İran:</p><p>Askeri açıdan İran, füze kapasitesini ve hava gücünün önemli bir kısmını koruyarak başarılı bir direnç sergiledi. ABD’nin planladığı "etnik grupları kışkırtma ve iç karışıklık çıkarma" stratejisi şu an için başarısız olmuştur. Sünni din adamlarının ve halkın İsrail ile aynı safa düşmeme iradesi ile Türkiye’nin sınır ötesi müdahaleleriyle PKK/PYD’nin oyun dışı kalması, İran’ın iç bütünlüğünü korumasını sağlamıştır. Savaş sonrası İran’ın, Devrim Muhafızları (DMO) kontrolünde daha içe kapalı ve "Kuzey Kore vari" bir yapıya bürünmesi beklenmektedir.</p><p></p><p>İsrail:</p><p>İsrail, mevcut saldırgan tavrıyla stratejik bir kayba doğru sürüklenmektedir. Bu hiddetli politikanın sonucunda toprak kaybetme ve bölgedeki izolasyonunun artması kuvvetle muhtemeldir.</p><p></p><p>Körfez Ülkeleri ve Enerji Yolları:</p><p>Körfez’de eski statüko sarsılmaktadır. Suudi Arabistan, Antalya Diplomasi Forumu gibi platformlar üzerinden yeni dengeler aramaktadır. Bölgedeki enerji ve finans yollarının Türkiye’ye (Ceyhan hattına) kayması, Türkiye’yi küresel bir "enerji hub’ı" (merkezi) haline getirecektir. Bu noktada KKTC’nin stratejik konumu daha da kritik hale gelecektir.</p><p></p><p>Türkiye:</p><p>Bu süreçten jeostratejik olarak en karlı çıkan ülke Türkiye’dir. BlackRock gibi dev fonların ilgisi ve yatırımların hızlanması, Türkiye’nin izlediği yolun doğruluğunu teyit etmektedir. İskenderun Körfezi, yeni dünyanın en önemli lojistik ve stratejik noktalarından biri olacaktır. Türkiye’yi yanına çeken tarafın bölgede üstünlük sağlayacağı gerçeği, Ankara’nın elini her zamankinden daha güçlü kılmaktadır.</p><p>[/QUOTE]</p>
[QUOTE="Giyotin, post: 18263807, member: 7066"] İRAN İSRAİL SAVAŞI DEĞERLENDİRMESİ Küresel Aktörler İngiltere: İngilizlerin stratejisini anlamak için 1956 Süveyş Krizi’ne bakmak gerekir. Mısır Cumhurbaşkanı Nasır’ın Süveyş’i millileştirmesi sonrası İngiltere ve Fransa’nın müdahalesine karşı ABD ve SSCB’nin nükleer ültimatom vermesi, İngiltere’nin "süper güç" sıfatını kaybetmesine neden olmuştu. Bu kırılma, ABD’nin Orta Doğu’ya adım atmasının ve 1974’te Körfez’e yerleşmesinin önünü açtı. İngilizler o dönemde bu durumu kabullenmek zorunda kalsa da günümüzde bunun bir nevi bedelini ödetmek istiyorlar. İngiltere-Çin-İran-İsrail dörtlüsünün, ABD’yi bölgede tutmak ve kaynaklarını burada tüketmesini sağlamak amacıyla krizleri derinleştirdiği söylenebilir. Bu süreçte Çin, savunma sanayisini güçlendirerek ABD ile doğrudan karşı karşıya geleceği zamanı uzatmaktır. ABD: ABD siyaseti üzerinde İsrail hegemonyası oldukça belirgindir. Yapılan araştırmalar, Temsilciler Meclisi’ndeki vekillerin büyük bir kısmının İsrail yanlısı lobilerce fonlandığını göstermektedir. Kasım seçimleri bu denklemde kritik bir eşiktir çünkü halktaki hoşnutsuzluk siyasete yansımaya başlamıştır. Trump ve ekibi (Joe Kent, J.D. Vance gibi isimler) "Ulusalcı" kanadı temsil etmektedir. Bu kesim, ABD’nin dış maliyetleri kısıp kendi bölgesine çekilmesini savunsa da bu durum ancak Çin ile hesaplaşma sonrası planlanmaktadır. ABD şu an ekonomik darboğazı aşmaya çalışırken, bir yandan da abluka yoluyla Çin’i pes ettirmeye çalışmaktadır. Çin’in enerji sevkiyatındaki düşüş (20 milyon varilden 2 milyon varile gerileme iddiaları) bu ablukanın ciddiyetini göstermektedir. İsrail’in bu denklemi zorlayarak bir 3. Dünya Savaşı tetikleyicisi olma ihtimali ise ciddiyetini korumaktadır. Çin: Çin’in ana planı, ABD’yi "Ukrayna bataklığına saplanan Rusya" gibi bir konuma itmektir. İran’ın askeri kazanımlarını ABD’ye karşı bir koz olarak kullanmak istemektedirler. Öte yandan ABD, süreci uzatıp ablukayı derinleştirerek meseleyi ekonomik bir boyuta çekmeye ve Çin’i anlaşma masasına zorlamaya çalışmaktadır. Pakistan'ın barış diyerek ortaya çıkması hem kendi hem ABD hem de Çin'in yararına Rusya: Rusya şu an bekle-gör politikasını sürdürerek ekonomik kazanımlarına odaklanmış durumda. Bölgede bir "Avrasya Güvenlik Mimarisi" (Çin, Rusya, Türkiye, Pakistan, İran) oluşma ihtimali masadadır. Rus medyası, her ne kadar Türkiye’nin rolünü kendi propagandası gereği bazen geri plana itse de bu ittifakın potansiyelinin farkındadır. Bölgesel Oyuncular İran: Askeri açıdan İran, füze kapasitesini ve hava gücünün önemli bir kısmını koruyarak başarılı bir direnç sergiledi. ABD’nin planladığı "etnik grupları kışkırtma ve iç karışıklık çıkarma" stratejisi şu an için başarısız olmuştur. Sünni din adamlarının ve halkın İsrail ile aynı safa düşmeme iradesi ile Türkiye’nin sınır ötesi müdahaleleriyle PKK/PYD’nin oyun dışı kalması, İran’ın iç bütünlüğünü korumasını sağlamıştır. Savaş sonrası İran’ın, Devrim Muhafızları (DMO) kontrolünde daha içe kapalı ve "Kuzey Kore vari" bir yapıya bürünmesi beklenmektedir. İsrail: İsrail, mevcut saldırgan tavrıyla stratejik bir kayba doğru sürüklenmektedir. Bu hiddetli politikanın sonucunda toprak kaybetme ve bölgedeki izolasyonunun artması kuvvetle muhtemeldir. Körfez Ülkeleri ve Enerji Yolları: Körfez’de eski statüko sarsılmaktadır. Suudi Arabistan, Antalya Diplomasi Forumu gibi platformlar üzerinden yeni dengeler aramaktadır. Bölgedeki enerji ve finans yollarının Türkiye’ye (Ceyhan hattına) kayması, Türkiye’yi küresel bir "enerji hub’ı" (merkezi) haline getirecektir. Bu noktada KKTC’nin stratejik konumu daha da kritik hale gelecektir. Türkiye: Bu süreçten jeostratejik olarak en karlı çıkan ülke Türkiye’dir. BlackRock gibi dev fonların ilgisi ve yatırımların hızlanması, Türkiye’nin izlediği yolun doğruluğunu teyit etmektedir. İskenderun Körfezi, yeni dünyanın en önemli lojistik ve stratejik noktalarından biri olacaktır. Türkiye’yi yanına çeken tarafın bölgede üstünlük sağlayacağı gerçeği, Ankara’nın elini her zamankinden daha güçlü kılmaktadır. [/QUOTE]
Alıntı ekle…
Önizleme yap
Adı
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
KUPON PAYLAŞIM ALANI
Rolling Hood
🍀 AFRİKANIN DEĞİŞİK LİGLERİ 🍀
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Kabul
Daha fazla bilgi edin…
Üst